« Önceki |

3/12/2008

LİNOFFER SENİN İÇİN.............

canım merhba.. çok güzel bir fikir umarım kimsenin derdi sıkıntısı olmaz ama hayat işte temennilerle uyuşmuyor bazen...bana güzin abla köşesini hatırlattı biraz:))) hem madem var boyle bir sayfa paylaşalım o zaman sıkıntımızı....ozcecim çok bunalıyorum üniversite işletme son sınıf oğrencisiyim ve uzama ihtimali var gibiydi..sonra toparladım falan derken çok stresli günler geçirdim.üzerine de bir kaç problem daha tuz biber oldu.geçtiğimiz dönem ben de panik atak belirtileri başladı..işte drla konuşma devresini atlattık sıra tedaviye geldi bakalım 2 hafta sonra gideceğim başlıcaz..bunu okuyan arkadaşlarım da dua etsinler olur mu hepimiz birbirimize dua edelim.bir de arkadaşlar işte size bir örnek çok ince düşnmenin ve hassas olmanın sonucu...ben bunu yapamasam da hayatı çok takmamak olduğu gibi kabullenmek lazım..hoşçakalınnnn....... 


      canımsın öncelikle geçmiş olsun...

sahip olmuş olduğun rahatsızlık çözümü olmayan teşhisi konulamayan bir hastalık değil aslında ben buna hastalık bile demiyorum yoğun sitres altında yaşanmış olaylarım bir nevi yer yüzüne çıkması 

senin öncelikle bu rahatsızlığı kabullenip savaşma gücünü kendinde bulman lazım...bu konu hakkında dr larda yardım alman çok güzel.

üniversite öğrencisi olduğunu yazmışsın ne güzel.düşünki o yapılan yarışta bilginle becerinle zekanla mantığınla duygularınla bir çok insana fark atmış bir insansın bunun mu ustesınden gelemiyceksin...şimdi bana ne alaka diyceksin hadi gel beraber düşünelim 

12 yıllık bir eğtim serüveninin ardından ki buyuk bir zaman dilimi onca yılın birikimini 3 saat gibi az bir zamanda sen yeteneklerini sergileyip  üniversetiye adım atmış nadir öğrencilerden birisin

bilgilisin.... bilgin olmasaydı sınavda sana sorulanları cevaplayamazdın

zekisin...bilgini nerde nasıl kullanman gerektiğini nasıl ne şekilde davranman gerektiğini öğrendiğin şeylerin pratiklerini zeki olmasaydın hayata geçiremezdin

mantıklısın.... çalişma sürecinle nelere öncelik verilip verilmeyeceğini tayin etmissin mantıklı olmasaydın bunu yapamazdın

duygulusun...kazanmak için kendinden taviz verip aileni kendini çevreni düşünemezdin

yeteneklisin...öyleki 3 saat gibi kısa zaman dilimini kullanamazdın...

şimdi sana soruyorum bu kadar büyük bir hazineye sahipken okulun uzamış yada uzamamış oluşu bukadar önemlimi yani kendini yıpratacak kadar önem arz eden şey neeee....bunu ilerleyen zamanlarda daha iyi anlıycaksın insanın yaşı ilerledikce sorumlulukları artıyo eş çocuk iş ev aileler derken kendine zaman ayıramıycaksın bırak uzarsa uzasın ki sen zaten toparlamışsın en başından beride toparlayabilceğini biliyodun

okumuş bilinçli eğtimli bir insansın öncelikle rahatsızlığın hakkında kendini bilgilendir seni senden başka kimse iyi tanıyamaz

panik atak...

 beklenmedik şekilde ortaya çıkan yoğun kaygı, bunaltı, korku, sıkıntı karışımı nöbetlerdir. oldukça yoğun yaşanır. Kişi her şeyin sonu geldiğini kalp krizi, felç geçireceğini, dünyanın sonu geldiğini, düşüp bayılacağını, kötü şeylerin olacağını düşünür.

Korkularından korkmaktan vaz geçtiğinde hayatta korkulacak bir şey olmadığını göreceksin.bu şekilde bu rahatsizliği kolaylıkla yenebilirsin .

-Kalp çarpıntısı
-Göğüs kafesinde bası hissi ve sıkışma
-Hızlı nefes alıp verme veya nefes alamama
-Mide kasılmaları, krampları, karında ağrı, şişkinlik,  gaz oluşması
-Dünyanın sonu gelmiş hissi
-Sebepsiz bir şey olacakmışçasına aniden başlayan korkular
-Ölümcül yada çözümsüz bir hastalığı olduğu korkusu
-Eller ve ayaklarda istemsiz boşalmalar hissizlik
-Terleme
-Baş dönmesi,  bayılma hissi
-Farklı bir dünya aleminde yaşıyormuş gibi hissetme, bir sis perdesinden arkasından bakıyormuş hissi
-Üşüme, ürperme yada ateş basma hissi
-Korkunç bir şey olacakmış gibi hissetme
bunlar başlıca olan belirtileri bunlarun yanında birde panık atakla kendini gösteren bazı unsurla var bunlar nelermi

anksiyete bozukluğu...aşırı kaygı

agorafobi....yalnız kalmak.kalabalığa girmemek.kapalı alanlarda kalma korkusu asonsör uçak tiyatro gibi

kişilik bozuklukları...obsesif kompulsif yani takıntılı olma  simetri hastalığı takıntısı gibi

işte rahatlama amacıyla kullanılan alkol madde bagımlılıgı  
vs

bu rahatsızlık oncesı gözlenenler ıse kısı genelınde cok yogun bır donemden geçmıs olup ıs stres olum olaylarının yasanması yada bosanma gıbı insanların üstesinden gelmekte zorluk çektiklerine inandıkları savaşlar süresince kısıdeki asırı vucut yorgunluguyla beraber duzensız beslenme ve vucut mekanızmasının zayıf kalmasıyla başlangıç devresinden önce gözlemlenen olaylardır....

bunlar benim amatör bilgilerim.

şimdi geç aynanın karşısına ve kendindeki cevherleri keşfedip hayatla savaşma konusunda iyi bir savasçı ol

umarım seni biraz rahatlatmışımdır içindeki gücü keşvet

bu arada ben bir yıl içerisinde 3 defa agır deprasyon geçirmiş biriyim bak hala ayaktayım

umarım buda sana bir ölçüt olur

saygılarımla...Kalp

29/11/2008

CANIMSIN SAKIN AMA SAKIN UMUTSUZLUGA DUSME

canımsın sevdiğin şunan karasızlıklar diyarında dolanıyo ne ayrıldığı belli ne ayrılmadığı.....onun işi daha zor en kötü karar bile kararsızlıktan daha iyidir

peki sen savaşmazsan o savaşmazsa kim savaşacakSoru

bu durumda iki ihtimal var

1- sevdiğini karşına alacaksın ne yapmaya çalıştığını anlatmasını istiyceksin....sen ol o olsun birbiriniz düşüncelerini neler yapılması gerektiğini konuşacaksızı....baktınki hiç bir şey anlatmıyo ozaman ikinci seçeneği uygulamaktan başka şansın yok

2- seni birdaha aramasını söyliyceksin biliyorum bu çok ağır bir cümle...ama canısı bu durum böyle sürümcemede devam ederse olan sana olacak değer yargıları kaybedip hayattan kopacaksın...ikinizede yazık kangren olmuş bir durum varsa kesip atmaktan başka çare yok kesmezsen tüm vücüduna yayılacak

  ama bana soracak olursan ben ortada aşılmıycak bir engel göremiyorum tek sorun sizin birbirinize olan yabancılaşma öncelikle bunu aşmanız gerekiyo

  arkadaşım ne zaman istersen ben burda olcam

bu bloguma hiç talep olmadığı için kapatmayı düşünüyodum ama bundan sonra açık kalmasına karar verdim

siyaha gelince takip ediyormusun bilmiyorum ama ozce blogunda yayınlıyorum suan 30 cu bolumdeyım

aiyahın hayatı aynı zamanda önümüzdeki yıllarda kitap olarak basılacak şimdilik çok kısa olarak bloğumda yayınlıyorum tahmınımce 200 sayfalık bir roman olacak

saygılarımlaKalp

28/11/2008

ASLIHAN SENİN İÇİN

   bıtanem öncelıkle güzel dileklerin ve sende uyanan beğeni beni mutlu etti.

arkadaşım üniversite öğrencisimisin

kendi hakkında fazla bilgi vermediğin için yüzeysel bir yorum yapmak zorundayım ama olurda tekrar gelir olayı bana daha detaylı anlatırsan belki daha fazla yardımcı olabilirim

arkadaşım yaş olayı her ne kadar çiftler arasında sorun olmasada aileler tarafından problem oluyo özelliklede bayanın yaşı erketen büyükse

şimdi bana ne sorun olabilir aile bunun neresini sorun ediyo diyceksin...

kadınlar erkeklere oranla yaradılış itibariyle çok farklık gösteriyo. bu yüzdendirki kadının yaşlanma süreci erkeğinkine oranla 3 kat daha hızlıdır... işte aileler bunun bilincinde... yaşanmış gerçekler var sonuçta...

halbuki böyle kesip atmak yerine... seni tanıma şansları olsa zamanla huyuna suyuna karakterine göre analizler yapıp... ikinizide karşılarına alıp... sizleri bekleyen iyi ve kötü şeyleri açıkladıktan sonra... sizlere zaman tanısalar işte ozaman sizlerde kendi yaşamlarınız için daya iyi analizler yapıp... kendinize olan özgüvenini güçlendirmiş olacaksınız...

arkadaşım sakın ama sakın analızlerınde sevdiğin erkeğin söylemiş olduğu güzel boyalı cümleleri düşünme... yoksa yanılırsın...sen sen ol karakterı ruh halı beden dılını göz önünde bulundur... böylelikle yanılma payında azalacak... daha sağlıklı kararlar alacaksındı...

tabi bu cümleler evlilik çağında olan bir genç kız için kuruluyo... şayet yaşın küçükse konuşmalarımın güzergahı değişir...erken be güzelim önce hayatın tadını çıkar derimGöz Kirpiyor

sonuç olarak sevdiğin erkek tarafından aşağlanma hakaret grurunu rencide edici sözler duymadığın sürece sevdandan vaz geçme... savaşını ver tıpkı hıkayemde anlattığım siyah gibi... güçlü ol ve savaş... tabi gelecekte bir gün keşke demek istemiyorsan...erkekler çocuk gibidir... hafif gıdıkladınmı içlerinde sevdiğine karşı sır barındıramazlar... inan şuan onun işi daha zor... sen ve ailesi arasında kalmış ona destek olmaya çalış... bu ilişki bitecek dahi olsa sevdiğine destek olllll... beraber savaşmayı deneyin sevgi dediğin zaten bundan ibarettir... 

umarım sana yardımcı olabilmişimdirde için birazcık olsada ferahlamıştır... 

saygılarımla...Kalp  

4/11/2008

merhaba ,,,,,,

    
       bu bloğu düzneleyeli uzun zaman oldu ama ne yazan var ne çizenÇilgin anladığım kadarıyla kimse yanaşmıycak ve bende bu bloğu iptal edecem Üzgün 

      şimdil sürümcemedeyi bekliyoruz işte bu blog için çok güzel yazılar topladım etraftan insanı rahatlatan aynı zamanda düşündüren bunları yayınlamak için ışık bekliyorum Gözler 

     sevgili arkadaşlar aralık ayının sonuna kadar hiç yazı eklemiycem ozamana kadar blogta kıpırdama olursa yazıları yayınlıycam Utanmis 

    aranızda bir siyah bir mavi yada ilerleyen günlerde tanışacağınız bir beyaz yokmu Soru 

sevgiyle kalın arkadaşlarım

29/10/2008

BİZİMLE NOLACAK DEMEYİN...BEN...SEN...O..BİR ARAYA GELİNCE BİZ O

  
  
merhaba ben ozce....

   uzun zamandır planladığım bloglarımı... bu gün itabariyle hayata geçiriyorum...Siritiyor

    bu hayat... bana çok şey yaşattı...savaşmayı...galibiyeti...kaybetmeyi...herşeyden önemlisi ayakta kalmayı öğretti...bunların bir kısmı tecrübe olurken... bir kısmıda hayattan kopardı beni... istedimki... günümüz çağında kimsenin kimseye güvenmediği şu dünyada...bir birimize yardım elini uzatmasını bilelim... nasırlaşmaya yüz tutmuş yüreklerimize merhameti... dostluğu... bağlılığı... birbirimize kenetlenerek yaşatalım...

    
bizimle nolacak demeyin...ben...sen...o...bir araya gelince biz olduğumuzu unutmayın...

     bir düşünün içimizden kaç kişi bir başkası için düşündü... uykusuz kaldı... ve göz yaşı döktü...benimle beraber gönül gözünüzü açmak istermisiniz...burda okuyacağımız her şeyi bir gün bizde yaşamak zorunda kalabiliriz...belkide yaşadık...neden yaşayanlara yol göstermiyelimki...

     bu dünya ibret dünyası... hiç olmadı okuduklarımızla her ne olursa olsun şükredilmesi gerektiğini öğrenip öğretecez belkide...şayet ben böyle düşünüyorum ....belkide yanılıyorumdur yorum sizin...

      bu bölümde sorunlarımızı... sıkıntılarımızı...yari gelecek sevinçlerimizi... paylaşıp yaşadığımız hüzünleri yüzeysel yaşamasını öğrenelim ve öğretelim... beraber ağlayıpAgliyor beraber gülelim Siritiyor

   bu blog sizlerden gelen talebe göre devam edecektir... yada kaldırılacaktır...

   yapmanız gereken... yorumlar kısmına kendinize bir rumuz belirleyerek sorunlarınızı... paylaşmak istediklerinizi yazmak... sonra ben sizin rumuzlarınıza göre cevap yazacağım yada okurlardan size cevap gelecektir...belkide şuan yaşadığınız sıkıntıları aramızda yaşayıpta deneyimli olanlarımız vardır... ne dersiniz.... 

   kimin kim olduğunu bilmeden paylaşıma hazırmısınız...

   yorumlarım herkese açık... yorum yazmak için blog sahibi olmanıza gerek yok...

   yazacağınız herşeyin sevyeli olması temennisindeyim...